Çin’de tıbbi araştırmaların yüzde 80’i uydurma çıktı.

Geçtiğimiz günlerde ScienceAlert’te yayınlanan bir haberde (1), Çin Gıda ve İlaç İdaresi tarafından yürütülen araştırmada elde edilen sonuçlara göre, piyasaya çıkmaya hazırlanan yeni ilaçlara ait klinik araştırma verilerinin %80’den fazlasının “uydurma” olduğu bildirildi. Bazı ilaç firmalarının, ilaçların potansiyel yan etkilerine ait verileri gizlediği ya da yok ettiği ve istedikleri sonuçları sağlamayan verilerin üzerinde değişiklikler yaptıkları bildirildi.

Araştırmada piyasaya çıkmak için onaylanmayı bekleyen ilaçlara ait 1,622 klinik araştırma verisi incelendi. İncelenen verilerin batı tıbbında kullanılan ilaçlara ait (geleneksel Çin tıbbında kullanılan ilaçlar değil) olduklarını not etmek gerek. Çin Gıda ve İlaç İdaresi, inceledikleri verilerin %80’den fazlasının araştırmanın analiz parametrelerini karşılamadığını, eksik olduğunu, hatta kimi verilere ulaşamadıklarını, çoğu klinik araştırmada, araştırmaya ait bulguların daha çalışmaya başlanmadan yazıldığını ve bu verilerin ilaç firmasının istediği şekilde değiştirildiğini bildirdi.

Büyük ilaç firmalarının iştahını kabartan ülke: Çin

Nüfus yoğunluğuna bağlı olarak potansiyel hasta popülasyonu, ucuz emek gücüyle ilaç üretimini ucuza mal etme gibi gerekçelerle Çin büyük ilaç firmaları tarafından potansiyel pazar olarak görülüyor. Dolayısıyla, 2006’dan bu yana 20 büyük ilaç firmasından 13’ünün Çin’de ilaç araştırma ve geliştirme merkezi açması şaşırtıcı değildi. Ancak ilaç firmaları Çin’deki araştırmalarıyla ilgili olarak; insanlarda hali hazırda araştırma aşamasında olan ilaçların hayvan çalışmalarına ait sonuçları bildirilmediği, araştırmaların düzenli olarak takip edilip denetlenmediği, sonuçların çarpıtıldığı, rüşvet ve benzeri pek çok skandalla gündeme geldi (2). Geçtiğimiz yıllarda oldukça ses getiren, ilaç devi GlaxoSmithKline’ın, rüşvet verdiği gerekçesiyle Çin’de 500 milyon dolar ödemekle yükümlü kılınması da bunlardan biriydi (3).

İnsan sağlığını tehdit eden bu tür kirli işler ilk değil

İnsan sağlığını tehdit eden bu tür kirli işler tabi ki sadece Çin’de gerçekleşmiyor. Geçtiğimiz aylarda Pediatrics dergisinde yayınlanan makalede (4), incelenen klinik araştırmalar içerisinde, araştırma süreci tamamlanan klinik araştırmaların %30’unun (bu araştırmalarda toplamda 69,000’den fazla çocuk yer aldı) sonucunun herhangi bir dergide yayınlanmadığı bildirildi. Bu durum, bu ilaçların kullanımı sırasında karşılaşılabilecek olası yan etkilerin (bunlar içerisinde ciddi yan etkiler de olabilir) öğrenilmesini engellemiş oluyor.

Sonuç olarak, ilaç sektörü, sermayenin sağlık hizmetleri üzerinden kar sağladığı en önemli alanlardan biridir. Gerek Çin’de gerekse diğer ülkelerde bu alanda yaşanan kirli olaylar, ilaç firmalarının kar hırsları uğruna, ilacı iyileştirici/hastalıklardan koruyucu bir ürün olarak görmekten çok piyasa malı olarak görmelerinden ileri gelmektedir. Sağlık hizmetleri ve bunun içerisinde ilaç üretimi kamulaştırılmadığı sürece benzer olayla yaşanmaya devam edecektir.

Yorumlar
  • Misafir
    şimdi

    Bu yorum spoiler (ipucu, detay, vs) içermektedir.

Facebook Yorumları