DEV BİNA YIKIMLARI ŞAŞIRTICI YIKIMLAR

 

ilk beğenen sen ol

Ekleyen / 16 Kas 2016 tarihinde yayınlandı

belediye ekiplerinin yıkmak için geldiği gecekondunun sakinlerinin korku dolu bakışlarıyla açıklanabilecek bir şeydir benim için yıkım. bir yandan hasarını, yere devrilmiş yüzyıllık görkemli bir ağacın içini çürüten kurtçuklar kadar derinden bırakır. sonuçta geriye dönülmez bir şeyler kalır. yaralar demek istemiyorum; daha çok yıkılan gecekondunuzu geri yapmaya çalışırken her seferinde unuttuğunuz, bulamadığınız, çoktan çöpe atılmış, toza dönüşüp sokaklara saçılmış parçalardır bunlar. ruhsal yıkımın bu açıdan diğer yıkım çeşitlerinden bir farkı yoktur. genellikle uzun bir dönem kurtçukları ile içinizi kemirse de, her zaman bir darbe ile yıkar insanı. hangisinin gerçekten yıkım olduğunu kestirmek güç. sıkıntılar, sorunlar, ufak tefek şeyler, her ne iseler, o kadar çok içinde olursunuz ki önce vücudunuzda yarattığı değişimleri farkedersiniz. yüzünüzde çıkan garip kabartılar, bir sabah beliren uçuk, gözlerinizi açık tutmakta zorlanmak, vücudunuzun ince ince kasılarak size ufak ağrılar hediye etmesi. aynaya baktığınızde gözlerinizin altının mosmor olduğunu farkedersiniz. halbuki gözleriniz çoktan parlamayı bırakmış, altındaki çürükle birlikte içeri doğru çekilmiştir. kendi yüzünüzü incelemek, ancak yıkımın etkilerinden korkmaya başladığınızda aklınıza gelir. evinizi yıkmaya gelen belediye ekiplerine attığınız korku dolu bakışları, aynadan görürsünüz. sağlığınız hakkında endişelenmeye başladığınızda, beyninizde çoktan kendi özgürlüklerini elde etmiş kuruntularınıza yenilerini eklemeye başlarsınız. bir süre sonra olayları değerlendirme yeteneğinizin azaldığını farkeder, okuduğunuzu anlamamaya başlarsınız. kafanız hep başka bir yerlerde olur, ama bir iki saniye dikkatiniz dağılsa ne düşündüğünüzü unutursunuz. bu şekilde yıkım, daha büyük yıkımları peşinden getirecek şekilde kendini arttırıcı bir etki ile sizi yıkmaya devam eder. sizin yapabildiğiniz tek şey genelde korku ile izlemek olur. yardım isteyecek biri yoktur zira, her şey sizinle kendiniz arasında olup bitmektedir. kaçış aramaya çalışır, korktuğunuz şeyleri anlamsızlaştıracak duyarsızlaştırma yöntemlerini denersiniz. hayatta kalma içgüdüsünü sorgularsınız. zaten kendinizi çok da mutlu hissetmediğiniz bir hayatta, ölümün sizi neden bu kadar korkuttuğu sorusunu düşünürsünüz. dünyada hayatta kalma içgüdüsünü bastırabilen tek canlının insanoğlu olduğunu farkedersiniz bir süre sonra. doğada görülebilen şeylerin sistematik olarak normal kabul edildiği bir dünyada, “anormal” olma hissine de duyarsızlaştırmaya başlarsınız. bu yıkım süreci önce bilincinizi, sonra da bedeninizi sizden uzaklaştıracak bir yabancılaşma süreci ile devam eder. ardından nereden geleceği belli olmayan bir şekilde duvarların içeri göçmesi, camların kırılması, eşyaların parçalanması, çatının çökmesi şeklinde son bulur. artık yıkılan evinize bile üzülmediğinizi hisseder, kendinizden uzaklaşıp gidersiniz. It is something that can be explained with the fearful glances of the inhabitants of the shanty where the municipal teams come to destroy it. On the one hand, as deeply as the worms, which refute the inside of a magnificent century-old tree. Something remains irreversible after all. I do not mean to be wounded; The more you try to make your broken gecekondun back, the more you forget each time, you can not find it, you have already been thrown in the garbage, the pieces are scattered in the streets. Spiritual destruction is no different from other demolitions in this respect. Usually with a long period of worms, but always with a blow. It is hard to predict which is really the destruction. Troubles, small things, whatever you are, you are in so much that you notice the changes you have made in your body. Strange bubbles coming out of your face, hunger seen one morning, difficulty keeping your eyes open, your body is thinly thin to give you small aches. When you look at the mirror, you realize that the bottom of your eyes is dark. Whereas your eyes have already left the glare, and the corruption underneath has pulled inward together. To examine your own face, but when you begin to fear the effects of destruction, you come to your mind. You will see the horror-filled gaze you throw at the municipal teams that have destroyed your home. When you start to worry about your health, you begin to add new things to your minds that have already acquired their own freedoms. After a while you realize that your ability to assess events is diminishing, and you begin to understand what you read. You always have your head somewhere else, but if you break your mind for a second or two, you’ll forget what you think. In this way destruction continues to destroy you with a self-enhancing effect that will lead to greater destructions. The only thing you can do is to watch with fear in general. There is no one to ask for help, because everything is between you and yourself. Try to escape, try desensitization methods that will make things that you’re afraid meaningless. You are questioning your survival instinct.

DAHA FAZLA
Yorumlar
  • Misafir
    şimdi

    Bu yorum spoiler (ipucu, detay, vs) içermektedir.